6 Kasım Cuma hutbesi konusu bu haftanın diyanet hutbesini okumak isteyenler tarafından 6 Kasım Cuma Hutbesi konusu nedir, yayınlandı mı? sorularıyla araştırılıyor.
CUMA HUTBESİ 6 KASIM
İşte bu haftanın konusu ve hutbesinin tam metni şöyle;

İBADET
Muhterem Müslümanlar!
Cenâb-ı Hakk’a olan bağlılığımızın en somut
göstergesi ibadetlerimizdir. İbadetler; yaratılış
gayemizdir, imanımızın hayata yansımasıdır.
Rabbimizin bize sunduğu nimetlere karşı
şükrümüzün gereği, O’nun sonsuz rahmetine
ulaşma arzumuzdur. İhlasla eda ettiğimiz her
ibadet; dilimizin zikirle buluşmasına, hayatımızın
mutlulukla dolmasına vesiledir.

Aziz Müminler!
Rabbimizin farz kıldığı, şekli ve vakti belli
ibadetler, dinimizin direği ve kulluğumuzun
özüdür. Namaz bizleri; hayâsızlıktan ve kötülükten
uzak tutar, günahlardan temizler, gönlümüzü
huzura erdirir. Oruç; takvayı, sabrı, muhtacın
derdiyle dertlenmeyi bizlere öğretir. Zekât,
malımızı ve servetimizi maddi ve manevi kirlerden
arındırırken bizleri de cimrilik hastalığından korur.
Hac ise kötü sözlerden, kavgadan ve öfkeden uzak
kalmayı, bütün insanların Allah katında bir tarağın
dişleri gibi eşit olduğunu bizlere hatırlatır.

Kıymetli Müslümanlar!
Allah’ın rızasını gözeterek yaptığımız her
iyilik ve her hayırlı iş aynı zamanda bir ibadettir.[1]
Nitekim kendimizin ve ailemizin rızkını helal
yollardan kazanmak, alışverişte dürüst olmak,
çalışıp üretmek ibadettir. Ailemiz, akrabamız ve
komşularımızla bağımızı güçlü tutmak, onlarla
ilgilenmek, onların sevinçlerini ve kederlerini
hayatını kolaylaştırmak, ihtiyaç sahibi bir
öğrencinin eğitimine destek olmak, geçim sıkıntısı
çeken bir komşumuzun yardımına koşmak
ibadettir. Rahmet Elçisi (s.a.s)’in, “Kul,
kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da
o kulun yardımcısıdır”[2] muştusuna nail olabilmek
ne büyük saadettir.

Değerli Müminler!
Yeri geldiğinde yüzümüzde beliren bir
tebessüm, yeri geldiğinde insanlara eziyet veren
engelleri kaldırmak, yeri geldiğinde ise mazlum ve
mağdurlara el uzatmak bir sadakadır ve her sadaka
bir ibadettir. Kimi zaman bir hastaya kan vererek
can olmak, kimi zaman da çaresizce bekleyen bir
kardeşimiz için dini ve tıbbi hassasiyetleri dikkate
alarak organ bağışında bulunmak bir iyiliktir ve her
iyilik bir ibadettir. Ayet-i kerime gayet açıktır:
“…Kim, bir insanın hayatını kurtarırsa bütün
insanların hayatını kurtarmış gibi olur…”[3]

Aziz Kardeşlerim!
Ömrümüz kısa, dünya geçici, ahiret hayatı ise
haktır, gerçektir ve ebedidir. Gün gelir; nefesimiz
biter, adımlarımız durur, dünyaya ait olan ne varsa
geride bırakır gideriz. Evet, Değerli Kardeşlerim!
Asıl mesele, dünyada ne kadar kaldığımız değil,
Allah’a olan kulluğumuz ve O’nun rızası için
yaptığımız iyiliklerimizdir. Asıl mesele, Sevgili
Peygamberimiz (s.a.s)’in, “…Allah katında
amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı
olanıdır”[4] tavsiyesine uyarak ömrümüzü ibadete
çevirebilmektir.

Hutbemizi, Nahl sûresi doksan yedinci ayet-i
kerimenin mealiyle bitiriyoruz: “Erkek ya da
kadın, kim mümin olarak salih amel işlerse,
elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların
mükâfatlarını yaptıklarına karşılık olarak en
güzeliyle vereceğiz.”[5]
[1] Ebû Dâvûd, Tatavvu’, 12.
[2] Ebû Dâvûd, Edeb, 60.
[3] Mâide, 5/32.
[4] Ebû Dâvûd, Tatavvu’, 27.
[5] Nahl, 16/97.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü





