Eskişehir'de yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen proje kapsamında, lüle taşı olarak bilinen sepiyolit mineralinin ileri teknoloji uygulamalarındaki potansiyeli araştırılıyor. Kimya Mühendisliği Bölümünden Araştırma Görevlisi Kübra Köşe Kaya'nın yürütücülüğünü üstlendiği "Yerli Kaynaklı Doğal Mineral Katkılı 3B Baskılı Fotoanotlar ile PEC Hücre Geliştirilmesi Projesi"nde farklı üniversitelerden akademisyenler de görev alıyor.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesinden Prof. Dr. Mehtap Görgün Erşan, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesinden Doç. Dr. Ceren Orak ve Araştırma Görevlisi Muhammed Taha Yıldız projede araştırmacı olarak yer alırken, Prof. Dr. Sabit Horoz danışmanlık görevini yürütüyor.
LÜLE TAŞINDAN TEMİZ ENERJİ ÜRETİMİ HEDEFLENİYOR
Projenin temel amacı, Eskişehir'in önemli doğal kaynaklarından sepiyolit mineralini kullanarak fotoelektrokimyasal (PEC) hücre geliştirmek ve güneş enerjisinden yararlanarak sudan hidrojen elde edilmesini sağlamak.
Proje yürütücüsü Kübra Köşe Kaya, sepiyolitin yalnızca süs eşyası ve geleneksel ürünlerde kullanılan bir mineral olarak kalmaması gerektiğini belirterek, doğal kaynağın bilim ve teknoloji alanında değerlendirilmesini hedeflediklerini ifade etti.
Kaya, geliştirilecek sistem sayesinde güneş ışığının etkisiyle suyun ayrıştırılmasını ve temiz enerji kaynakları arasında gösterilen hidrojenin elde edilmesini amaçladıklarını söyledi.
YERLİ ÜRETİMLE MALİYET YÜZDE 70 AZALTILACAK
Araştırmada Türkiye'nin sepiyolit rezervleri açısından dünyada ikinci sırada bulunmasının önemli bir avantaj sunduğuna dikkat çekiliyor. Proje ekibi, bu mineralin ileri teknolojiyle birleştirilerek enerji sektöründe kullanılabilecek yerli elektrot malzemelerine dönüştürülmesini hedefliyor.

Kaya, fotoelektrokimyasal hücrelerde kullanılan sistemlerin yurt dışından temin edildiğini ve bunun yüksek maliyet oluşturduğunu belirterek, yerli malzeme ve bileşenlerin geliştirilmesiyle maliyetlerin yüzde 70 oranında düşürülmesinin amaçlandığını kaydetti.
Bu çalışmanın yenilenebilir enerji yatırımları açısından da önem taşıdığını vurgulayan Kaya, Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi ve COP31'e ev sahipliği yapacak olması nedeniyle yerli temiz enerji teknolojilerinin geliştirilmesinin önem kazandığını dile getirdi.
3 BOYUTLU YAZICIYLA ÖZEL ELEKTROTLAR ÜRETİLECEK
Araştırmacılar, sepiyolitin kendine özgü fiziksel yapısından yararlanarak yeni nesil elektrotlar geliştirmeyi planlıyor. Çok ince liflerden oluşan ve geniş yüzey alanına sahip olan mineralin, elektrotların yapısına ve performansına katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Ancak sepiyolit tek başına hidrojen üretimi gerçekleştiren bir malzeme olarak kullanılmayacak. Mineral, ışığa duyarlı ve elektrik iletimini destekleyen farklı bileşenlerle bir araya getirilerek özel bir mürekkebe dönüştürülecek.
Laboratuvar ortamında hazırlanacak bu karışım, üç boyutlu yazıcılar aracılığıyla elektrot üretiminde kullanılacak. Üretilen elektrotlar daha sonra içerisinde su bulunan özel bir hücreye yerleştirilecek.
GÜNEŞ IŞIĞIYLA SU AYRIŞTIRILACAK
Geliştirilecek sistemde güneş ışığı doğrudan elektrotların üzerine düşecek. Elektrot içerisindeki ışığa duyarlı malzemeler, güneş enerjisinden yararlanarak suyun ayrışmasını sağlayan kimyasal tepkimeleri destekleyecek.
Bu süreçte oluşan elektriksel yüklerden faydalanılarak suyun hidrojen ve oksijene ayrıştırılması hedefleniyor.
Araştırmacılar, Eskişehir'de bulunan doğal bir mineralin ileri teknolojiyle buluşturulması sayesinde hem yerli malzeme üretimine katkı sunmayı hem de temiz enerji alanında Türkiye'nin dışa bağımlılığını azaltabilecek yeni çözümler geliştirmeyi amaçlıyor.





