TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul gündemine geçilmeden önce grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, fon krizine ilişkin, işlem yasağı öncesinde 441 kişinin 441 milyar liralık fon satışı gerçekleştirdiğini belirterek, "Bu 441 kişi kimdir, herhangi birisi hakkında herhangi bir işlem yaptınız mı" diye sordu. İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, fon krizinin siyasi ve bürokratik sorumlularının açıklanmasını istedi.

İYİ PARTİLİ POYRAZ: "SİZ KORUYAMAMIŞSINIZ, SİZ YÖNETEMEMİŞSİNİZ"

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, fon krizinin siyasi ve bürokratik sorumlularının hâlâ açıklanmadığını belirterek, sorumluların ortaya çıkarılmasının iktidarın ve Cumhurbaşkanı'nın görevi olduğunu söyledi. Poyraz, Cumhurbaşkanı'nın 16 Eylül'den hemen önce konu hakkında bilgi sahibi olduğunu ve gelişmelere tepki gösterdiğini AKP ve Cumhurbaşkanlığı yetkililerinin açıklamalarından anladıklarını ifade etti. Devlet Denetleme Kurulu'nun incelemesi sürerken adli soruşturmalar kapsamında gözaltı ve tutuklama işlemleri yapıldığını belirten Poyraz, TBMM'nin de sürece dahil olması gerektiğini kaydederek "Biz de diyoruz ki parlamento da buraya müdahil olsun, parlamentoda da bir komisyon kurulsun, o da bu süreci değerlendirsin" dedi.

Fon krizinin vatandaşların ekonomik yaşamını doğrudan etkilediğini belirten Poyraz, toplumun yasa dışı bahis, kripto para piyasaları ve borsa üzerinden yaşanan gelişmelerle karşı karşıya kaldığını söyleyerek "Toplum olarak hepimiz ya kumarbaz olmuşuz ya tefeci olmuşuz ya dolandırıcı olmuşuz; elimizdeki bütçe de 3 kuruş. Böyle bir memleket olabilir mi ya hiçbir şeyin öngörülemediği" diye tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde karar alma süreçlerini de eleştiren Poyraz, Cumhurbaşkanı danışmanlarının seçim tarihi gibi konularda açıklama yapmasını değerlendirdi. Poyraz, fon krizinde de ciddi bir iletişim sorunu yaşandığını savunarak şöyle konuştu:

"Şimdi, ya Sayın Cumhurbaşkanı bunları birer paratoner olarak kullanıyor yani nefret bunlara oluşsun, daha sonra elimi yıkar çıkarım diye ya da burada bir iletişim problemi var ki ben bu fon krizi sürecinin de ciddi bir iletişim problemi olduğunu söylüyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi açısından da iktidar partisi ve Cumhurbaşkanlığı yetkililerini de buradan ihtar ediyorum: Bu, milletin artık cebine ulaşmış bir hadisedir. Bakın, bu, milletin cebine ulaşmış bir hadisedir. Milletin hanesine ulaşmış bir hadisedir."

Fon mağdurlarına yapılacak ödemelerde farklı tutarlara göre ayrım yapılmasına tepki gösteren Poyraz, vatandaşların mülkiyet hakkının korunamadığını savunarak "Siz, insanların mülkiyet hakkına, elindeki üç kuruş parasını biriktirip koyduğu paraya ilişkin niyet okuyamazsınız ya! Siz koruyamamışsınız, siz yönetememişsiniz. Bürokratik ve siyasi failleri de meçhul bırakıyorsunuz. Sizce malum, bizce meçhul. Ne zaman açıklayacaksınız, kime açıklayacaksınız, hangi keyfiyete göre açıklayacaksınız belli değil" dedi.

YENİ PARTİLİ GÜNAYDIN: "BU 441 KİŞİ KİMDİR?"

YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, fon krizine ilişkin işlem yasağı öncesinde yapılan satışların açıklığa kavuşturulmasını istedi. Günaydın, 1-16 Eylül tarihleri arasında, 17 Eylül'de işlem yasağı getirilmeden önce 441 kişinin toplam 441 milyar liralık fon satışı gerçekleştirdiğini belirterek bu kişilerin önceden bilgilendirilmiş olabileceğini söyledi. Günaydın, "İçeride kim kilitli kalmış? İçeride küçük yatırımcı, gariban adam kilitli kalmış. Peki, o hâlde basit soruyu bir tek cümleyle soruyorum: Bu 441 kişi kimdir, herhangi birisi hakkında herhangi bir işlem yaptınız mı? Bizi hikâyelerle doyurmaya çalışmayın. Biz sizden bu basit soruya basit bir cevap bekliyoruz, bu kadar açık" dedi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in fon soruşturmaları kapsamında Borsa İstanbul'da işlem gören 41 şirketin hissesinde milyarlarca liralık manipülatif işlem tespit edildiğine ilişkin açıklamasını da gündeme getiren Günaydın, söz konusu şirketlerin isimlerinin açıklanmasını isteyerek "Bu 41 şirket hangisi, niye bir hesabını yapıp memleketin önüne koymuyorsunuz? Sizin yapmadığınızı ben yapayım, işte burada, şirketler burada. Bu 41 şirket burada -alsın kameralar da göstersin- bunlarda milyarlarca liralık manipülatif işlem var. Söyleyen kim? Adalet Bakanınız" diye konuştu.

Söz konusu şirketlerden yalnızca sekizi hakkında işlem yapıldığını belirterek, Tera Holding, Işıklar Enerji, Odine Teknoloji, Destek Finans, Gündoğdu Gıda, Özata Denizcilik, Vişne Madencilik ve Katılımevim'in isimlerini sıralayan Günaydın, "E, bu 41'den geriye kalan 33'üne niye bir işlem yapmadınız?" diye sordu.

Günaydın, "Bir tane Fatma Betül Sayan Kaya buluyorsunuz siyasette, öbür tarafta da 8 tane şirket buluyorsunuz, öbür tarafta gene saklanacak adamlarınızı buluyorsunuz; birkaç tanesini milletin önüne atıyorsunuz, geriye kalanı saklıyorsunuz, geriye kalanın arkasına saklanıyorsunuz. Ayıp değil mi ya! Böyle mi milleti kandıracaksınız" ifadesini kullandı.

Fon krizine ilişkin sorularına yanıt verilmediğini savunan Günaydın, gazetecilerin tutuklandığını ve televizyonların kapatıldığını belirterek, "Anlatıyoruz, soruyorum: 441 kişi kimdir, bu 33 firma kimdir, neden işlem yapmıyorsunuz? Var mı cevap? Cevap yok ama laf bol, bizi hikâyeyle kandırabileceğinizi sanıyorsunuz. Hiç kimse kanmaz, bak, herkes biliyor burada" dedi.

AKP'Lİ GÜL: "FON SORUŞTURMASINDA KİM KUSURLUYSA HESABI SORULACAK"

AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, fon krizine ilişkin soruşturmaların sürdüğünü, yanlış yapanlardan hesap sorulacağını söyleyerek "Bu fon meselesiyle ilgili kim olursa olsun, ucu nereye giderse gitsin büyük bir titizlikle soruşturmalar devam etmektedir ve bu soruşturmalar, bu yargılamalar mutlaka ama mutlaka kim kusurluysa, kim milletin malına göz diktiyse elbette hesabı sorulacaktır" dedi.

Sürecin henüz tamamlanmadığını ve AKP grubu olarak konuyu yakından takip ettiklerini belirten Gül, şöyle konuştu:

"Bu süreçte kimin yanlışı varsa onun karşısında olmaya devam edeceğiz. Suçlunun, yanlış yapanın partisi, partilisi olmaz. Kim olursa olsun, en yakınımızda bile olsa bizim tutumumuz nettir. Bu yanlışın karşısında olmaya, soruşturmaların, yargılamaların titiz bir şekilde, şeffaf bir şekilde yapılarak tüm yanlış yapanlardan hesap sorulması konusunda biz kararlıyız."