İSTANBUL (Medyascope) – Halk TV’ye kayyum atandı ve yayınları durduruldu. Hakkındaki suçlamaları reddeden kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu, yedi aile üyesinin gözaltına alındığını açıkladı. Peki Cafer Mahiroğlu kimdir?
Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına 14 Ekim Çarşamba sabahı polis ekipleri girdi. Kanalın yayınları durdurulurken Halk TV ile bağlantılı şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu’nun da aralarında bulunduğu 17 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı, 11 kişi gözaltına alındı.
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, sosyal medya hesabından yayımladığı videoda operasyonun siyasi gerekçelerle yapıldığını savundu. Hakkındaki suçlamaları reddeden Mahiroğlu, kanalı geri almak için mücadele edeceklerini söyledi. Peki Cafer Mahiroğlu kimdir? iş hayatına nasıl başladı ve Halk TV’yi ne zaman satın aldı?
İlk yılları
Cafer Mahiroğlu, 1966’da Sivas-Gürun’a bağlı Akpınar Köyü’nde doğdu. Altı çocuklu bir ailenin en küçüğü olan Mahiroğlu, henüz bebekken babasını kaybetti. Mahiroğlu, ilk ve ortaöğrenimini Sivas’ta tamamladıktan sonra lise eğitimi için İstanbul’a gitti.
Cafer Mahiroğlu, 1984’te, 18 yaşındayken İngilizce öğrenmek amacıyla Londra’ya taşındı. İngiltere’deki ilk yıllarında tekstil atölyelerinde ütücülük ve temizlik gibi işlerde çalıştı. Zamanla kendi işini kuran Mahiroğlu, İngiltere’nin hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren iş insanlarından biri haline geldi.
1991’de “Armondi” adlı tekstil şirketini devralan Mahiroğlu, İngiltere’deki büyük perakende zincirlerine üretim yapmaya başladı. 2007 yılında ise mali sıkıntı yaşayan hazır giyim markası Select’i satın alarak perakende sektöründeki yatırımlarını büyüttü.
Mahiroğlu, 2017 yılında Türkiye’nin önde gelen e-ticaret girişimlerinden Markafoni’yi satın aldı. Ocak 2020’de ise Halk TV’yi devralarak medya sektörüne girdi.
Halk TV’ye neden kayyum atandı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı konuya ilişkin açıklama yayımladı. Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, Cafer Mahiroğlu hakkında, “rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlarından soruşturma yürütüldüğü bildirildi. Açıklamada MASAK tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği aktarıldı.

Açıklamada, Mahiroğlu’nun, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki bağlantıları kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi’nin kurulmasını sağladığı, şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği iddia edildi.
Mahiroğlu’ndan ilk açıklama: “Halk TV’yi geri alacağız”
Halk TV’ye yönelik operasyonun ardından sosyal medya hesabından videolu açıklama yayımlayan Mahiroğlu, Türkiye’de halkın haber alma hakkının engellendiğini savundu:
“Bugün Türkiye adına karanlık bir gün. Halkın haber alma hakkına siyasi saiklerle engel konuluyor. Sabah saatlerinde Halk TV’nin kapısına polis dayandı. Türkiye’nin en çok izlenen kanalının emekçileri içeri alınmadı. Şu an yayınlarımızı kontrol edemiyoruz. Öncelikle Halk TV bizimdir, Halk TV sizindir. Kanalımızı geri alacağız ama mutlaka alacağız. Halk TV’ye sahip çıkmak Türkiye’deki demokrasi mücadelesine sahip çıkmak demektir ve bundan hiçbir güç bizi vazgeçirmeyecektir.”
İktidara kayyum kararından dönme çağrısında bulunan Mahiroğlu, Halk TV’ye sahip çıkmanın demokrasi mücadelesinin bir parçası olduğunu söyledi. Mahiroğlu, hakkındaki MASAK kaynaklı iddiaların asılsız olduğunu savundu. Operasyonda yedi aile üyesinin de gözaltına alındığını açıklayan Mahiroğlu, özellikle 70 yaşındaki ağabeyinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.
Açıklamasında atanmış CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da değinen Mahiroğlu, şunları söyledi:
“Üç gün önce çıkıp bugünün işaret fişeğini ateşledi, daha önce yaptığı gibi. Size en iyi cevabı halk verdi, verecek Kemal Bey. Tarih sizi ve sinsiliğinizi asla unutmayacak.”
Cafer Mahiroğlu, “Bu mücadele hepimizin mücadelesidir. Sizleri Halk TV’ye sahip çıkmaya davet ediyorum. Bizler inançlı insanlarız. Ömrümüz belli. Bu Cafer Mahiroğlu’nun sınavı değil, Türkiye’nin sınavıdır. Eminim ki bu sınavda hep birlikte başarılı bir şekilde çıkacağız” diyerek dayanmışma çağrısında bulundu.
Kemal Kılıçdaroğlu’nu neden suçladı?
KRT’de katıldığı canlı yayında Halk TV’yi eleştiren Kılıçdaroğlu, kanalın sahibinin yurtdışında yaşamasını gündeme getirerek şu ifadeleri kullandı:
“Halk TV var biliyorsunuz, Halk TV sahibi falan. Sahibi niye Türkiye’ye gelmiyor? Sahibi yabancı ülkede olup da kendi ülkesinde yayın yapan bir televizyon sahibi dünyanın hangi ülkesinde var? Hangi ülkesinde var? Günün 24 saati yalan haber yapıyor, günün 24 saati.”
Kılıçdaroğlu, Halk TV’nin yayınlarını izlemediğini söyledi ve kanalı RTÜK’e şikâyet ettiklerini açıkladı. RTÜK’ün kendilerine, söz konusu iddiaların kurumun görev alanına girmediği yönünde yanıt verdiğini öne sürdü.
Cafer Mahiroğlu ise Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına sert tepki gösterdi. Mahiroğlu, sosyal medya paylaşımında eski CHP liderine “Sen, Türkiye siyasetinin başına gelmiş en talihsiz vakasın” diye seslendi.
Mahiroğlu, Kılıçdaroğlu’nun seçilmiş parti yönetimini ve bağımsız medya kuruluşlarını hedef aldığını savundu. Kılıçdaroğlu’nun kendisini ve Halk TV’yi hedef gösterdiğini belirten Mahiroğlu, açıklamalarını siyasi baskı olarak değerlendirdi.
Mahiroğlu hakkında daha önce de soruşturma açılmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Cafer Mahiroğlu hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.
Beşiktaş Belediyesi’ne yönelik operasyon kapsamında tutuklanan ve daha sonra etkin pişmanlıktan yararlanarak cezaevinden tahliye olan Aziz İhsan Aktaş’ın ifadesi sonrası Mahiroğlu’na “ihaleye fesat karıştırmak”, “suç örgütü kurmak ve yönetmek” suçlamaları yöneltilmişti.
Cafer Mahiroğlu, konuyla ilgili sosyal medya hesabı X’ten açıklama yaptı. Mahiroğlu, ne yapılmak istendiğini anladığını söyledi, “Hakikat yavaş yürür ama mutlaka bir gün yalanı geçer. İftira sahipleri de yalanlarının altında kalır. Bu ülkede yargının bağımsız ve adil olduğuna hala güvenmek istiyorum” demişti.
Yorumlar (0)