29 Ekim Perşembe günü erişime açılan haftalık hutbe, Cumhuriyet’in ilanının 103. yıl dönümünün hemen akabinde yayımlandı. Toplumun karşılaştığı engellerin ancak dayanışma ve kenetlenme şuuruyla aşılabileceğine işaret edilen metinde, ortak değerlerin korunması ve kardeşlik bağlarının perçinlenmesi çağrısında bulunuldu.
Hutbede öne çıkan temel başlıklar şu şekilde sıralandı:
- Milletçe el ele vererek ortak sevinç ve kederleri paylaşma gerekliliği,
- Tarih boyunca fitne, fesat ve ayrışmalara karşı tek yürek durabilme bilinci,
- Gelecek nesillerin manevi ve milli ilkeler rehberliğinde yetiştirilmesi.
Hutbede Birlik ve Beraberliğin Önemi Nasıl Anlatıldı?
Müminleri zorluklar karşısında dirençli kılan en kuvvetli unsurun birlik ruhu olduğu belirtilen hutbede, Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in şu hadis-i şerifi hatırlatıldı:
“Allah’ın peygamber ya da şehit olmayan öyle kulları vardır ki kıyamet gününde Allah’a yakınlıkları sebebiyle, peygamberler ve şehitler onlara gıpta ederler.” Ashâb-ı kiramın bu kişilerin kim olduğunu sorması üzerine Rahmet Elçisi (s.a.s), “Bunlar, aralarında akrabalık bağı ya da herhangi bir menfaat bulunmayıp sırf Allah için birbirlerini sevenlerdir” [1] buyurmuştur.
Cumhuriyetin 103. yılı vesilesiyle bu toprakların şehit ve gazilerin fedakarlıklarıyla vatan kılındığına değinilen metinde, bağımsızlık sembolü bayrağın ve semalarda yankılanan ezanların birlik şuuru sayesinde korunduğu kaydedildi.
Aileler ve Gençler İçin Hangi Tavsiyeler Verildi?
Yüce Allah’ın, “Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak çarpışanları sever” [2] ayetine atıfta bulunulan hutbede; kalemi tutanların yazılarıyla, söz söyleyenlerin kelamlarıyla ve tüm toplumun dualarıyla bu beraberliğe katkı sunması istendi. Ailelerin evlatlarını manevi değerlerine bağlı yetiştirmeleri, gençlerin ise mukaddes emanetlere sahip çıkmaları gerektiği ifade edildi.
Cami içinde sağlanan omuz omuza duruşun gündelik yaşama da yansıtılması çağrısıyla tamamlanan hutbe, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu uyarısıyla son buldu:
“…Birlik ve beraberliğe sarılın; ayrılıktan, bölünüp parçalanmaktan sakının…” [3]
Kaynaklar:
[1] Ebû Dâvûd, Büyû’, (İcâre), 76.
[2] Saff, 61/4.
[3] Tirmizî, Fiten, 7.





