Şam Türkmenleri, 14 yıllık Esad-Baas diktasında şahit oldukları soykırımı paylaştı. Şam’daki acımasız kuşatma döneminde ağır bedeller ödeyen Suriye Türkmenleri, maruz kaldıkları sistematik katliamları, işkenceleri ve yaşadıkları kâbusu dile getirdi.
Esad Türkmen: Neler yaşandı?
Yüzden fazla ailenin yaşadığı Tadamun’da katliamın izleri hâlâ canlı. Yüzden fazla ailenin yaşadığı Tadamun’da mahalle genelinde 80’den fazla infaz kuyusu tespit edildi. Suriye hükûmetinin uluslararası dava niteliği kazanan bu kuyuları delillerin karartılmaması adına koruma altına aldığı bildirildi.
Tadamun emniyet yetkilisi Ebu Muhammed, şehit ve kayıp yakınlarıyla gezdiğimiz kuyularda binlerce sivilin naaşının yer aldığını ve her gün yeni toplu mezar bulduklarını ifade etti. Hâlihazırda 5 bin Türkmen’in yaşadığı Tadamun’da Golan Türkmen Birliği idarecilerinden Şaman Ali, sadece Türk olmanın bedelini ödediklerini altını çizdi. İranlı milisler de bu kutlamalara destek sözleri verdi.

Açıklamada öne çıkan ifadeler
Abdurrahman Dahir (24) 15 Temmuz 2016’da terör örgütü FETÖ’nün darbe girişiminin duyulmasıyla Esad askerleri silah sıkarak “Erdoğan’dan kurtulduk” naraları atmaya başladığını söyledi.
Tadamun sokaklarında savaş ve katliam döneminin izlerini görmek mümkün. Fakat gece yarısı darbenin başarısız olduğunun açıklanmasıyla sevinenler bu kez üzülerek Türkmenlerden intikam almaya kalktılar. Türkiye gazetesinden Yılmaz Bilgen’in haberine göre; Tadamun’da yaşayan Abdurrahman Dahir (24) ise, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi gecesi yaşananları anlattı.

Türkmenlere ait gök bayraklı sokaklarda kapılar hep hüzün yüklü evlere açılıyor. Türkiye’den geldiğimizi duyan Türkmenler hemen etrafımızı çevirip yaşadıkları kâbusu büyük heyecanla anlattılar. Esad’a bağlı zorbalar kardeşi İsmail, evlatları Ömer ve Muhammed’le birlikte eşini koparıp almış elinden.
“Askerler gece yarısı evimize gelip 4 kardeşimle babamı götürdü. ‘Darbenin başarısız olmasına sevindiniz, size bir ders verelim ki tüm Türkmenler ibret alsın’ dediler. Babamı ‘Türk’ diye işkence ederek öldürdüler ve naaşını yaktılar. Bunu yapanlar devrim sonrası suçunu itiraf etti. Kardeşlerim Ahmet ve Halil ise Sednaya’da şehit oldu. Diğer ikisinden ise hiç haber alamadık. Ailemizde toplam 14 şehit var.”
Bölgede Semira Ali, Mona Karabaş ve Munira Mustafa gibi pek çok Türkmen ının da eşlerini ve kardeşlerini katliamlarda kurban verdikleri kaydedildi. Bölgeyi ziyaret eden Türkmen Milletvekili Tarık Silo, Türkmenlerin savaş boyu en ön cephede yer aldığını ifade etti.
Yorumlar (0)