Güllü’nün ölümüyle ilgili davada duruşma savcısı mütalaasını duyurdu. Güllü’nün eski menajeri ve asistanı Çiğdem Emir Deniz, tanık olarak dinlendi.

Güllü ölümüne damga vuran: Neler yaşandı?

Duruşma, 9 Ekim saat 09.00’da ertelendi.

Bende ne demek istediğini sorduğumda ‘abla gerekli gereksiz her şeyi anlatıyor’ dedi. ‘KELEBEĞE ‘HADİ GÖRÜŞÜRÜZ’ DEMİŞTİR DİYE DÜŞÜNDÜM’ Tuğyan’ın avukatı Merve Uçanok’un “Güllü hanımın kendisine yakın olan penceresinden bir şey verir miydiniz? Sorusuna cevap veren Deniz ise ‘Hayır arada demir parmaklık var” diye cevap verdi.

Annemle bir kavgalarında annem KADES’e de basmıştır. Cezaevinde geçirdiğim süreyle alakalı 10 aydır zor bir süreç geçirdim. Özel hayatım, aile hayatım her gün boy boy paylaşılmaya devam edildi.

Beni en fazla yaralayan şey annemin acısını yaşayamam ve ardından kızımı görememem. Şarkıcı Güllü’nün ölümüne dair davanın ilk duruşmasına, aranın akabinde avukatların sorularıyla devam edildi. Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, ilk defa hakim karşısına çıktı.

Gözaltına alındıktan sonra gerçekleri anlattım.

Sultan Nur Ulu ise cevap olarak, “Seyhan Hanım cenazenin görüntüleneceğini ve basında servis edileceğini söyledi. Ben de görüntülerde soğuk davrandığım görülürse benim açımdan sıkıntı olacağını düşündüm” diye konuştu.

Sultan Nur Ulu, devam eden duruşmada sorulara yanıt vermeyi sürdürüyor. Bir ara Çağrı Bey diye biri ile açıklama yaptı. İster merhametli gözükür, isterse birden ağlamaya başlar’ dedi.

Olayın akabinde sakinleştiricinin etkisinde olduğu için ilk ifadesinde; ne söylediğini hatırlamadığını savunan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, ev içindeki bazı kameraların kapalı olduğunun sorulması üzerine, ‘Mutfağın oradaki kameranın takılı olduğu fiş çaycı makinesinin takılı olmasından kaynaklı olarak çekiliydi. Salondaki kameranın fişi de sürekli telefon şarj ediyorduk. O nedenle fişi çekiliydi’ diye yanıt yetiştirdi.

Her anne ile kız arasında olan sorunlardan vardı. Büyük bir problemimiz yoktu’ dedi. ‘ANNEMİN DİJİTAL MERAKI VARDI’ ‎Annesinin odasının kapısının neden şifreli olduğunun sorulması üzerine, ‘Annemin tamamen dijital eşyalara merakı vardı. Hatta kameraları da onun için taktırmıştı’ diyen Gülter, güvenlik kamerası görüntülerine de yansıyan, olayın sonrasında neden yeniden yukarı çıktığı yönündeki soruya ise ‘O an kendimde değildim.

Hatta olaydan sonra bir polis, iyi olup olmadığımı sorduktan sonra beraber yukarı çıkmıştık. Ablam aradı, çığlıkla ‘Annem düştü’ dedi. Hemen yola çıktım, hastaneye gittim.

Duruşmada savunmasını yapan Gülter, tahminen 10 aydır zor bir süreç geçirdiğini belirterek, ‘Her şeyim paylaşılıyor. Gülter, merkezde bakıcıyla görüşmelerinin akabinde Sultan ile Yalova’daki evlerine döndüklerini paylaştı. Daha sonra yemek siparişi verdiklerini ve film izlemeye başladıklarını anlatan Gülter, ‘Şarap açtı annem’ dedi.

Gülter, bir süre sonra telefonuyla başka bir odaya geçtiğini ve annesinin buna tepki gösterdiğini belirterek, ‘Telefonla konuşuyorsun, bölüyorsun filmi diye kızdı. Daha sonra Sultan Nur Ulu ile odalarına geçtiklerini söyleyen Gülter, saçını açıp oynamaya devam ettiklerini, bu sırada Kervan Eminoğlu ve Çiğdem abla ile telefonla konuştuğunu paylaştı. Gülter, annesinin odaya girdiğini ve kendileriyle oynadığını belirterek, olay anını ise şöyle dile getirdi; ‘Annem içeri girdiğinde oynuyorduk.

Daha sonra sırtım dönükken ‘ban’ diye ses duydum. Davanın ilk duruşması bugün Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Gülter, Eminoğlu’na gönderdiği bazı mesajlarla ilgili ise ‘Mesajları bir anlık sinirle attım.

Hakkındaki suçlamaları ve aleyhindeki beyanları kabul etmediğini belirten Gülter, Sultan Nur Ulu’nun kendisi konusunda baskı altında beyanda bulunduğunu öne sürerek, ‘Sultan’ı baskı altındaydı, o yüzden bu beyanda bulunmuştur. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Güllü davasının ilk duruşması, tarafların beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.

Açıklamada öne çıkan ifadeler

İddianamede, tutuklu Gülter’in, ‘Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da duruşmada hazır bulundu. Duruşmada, zaman zaman ağladığı görülen sanık Tuğyan Ülkem Gülter, suçlamayı kabul etmediğini ifade etti. Duruşma, Gülter’in savunmasıyla devam ediyor.

Gül Tut’un ölümüyle ilgili ‘yalan tanıklık’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle ayrı dava açılan Sultan Nur Ulu da duruşmada tanık olarak dinlenecek. Yalova’da geçtiğimiz yıl yaşamını yitiren, kamuoyunda ‘Güllü’ adıyla tanınan sanatçı Gül Tut’un ölümüne yönelik davanın ilk duruşması için Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, Yalova Adliyesine geldi.

Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı davada, Sultan Nur Ulu hakkında ise “yalan tanıklık” suçundan 4 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Güllü’nün 26 Eylül 2025 tarihinde Çınarcık ilçesindeki evinin 6’ncı katındaki pencereden düşerek hayatını kaybetmesinin akabinde başlatılan soruşturma kapsamında dava açılmıştı. Duruşmaya saatler kala Yalova Adliyesi’ne gelen Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, basın mensuplarının sorularını cevapsız bıraktı. Güllü’nün menejeri Çiğdem Deniz Emir’in de Tuğberk ile birlikte adliyeye geldi.

İddianamede; Güllü’nün, kızı Tuğyan’a ait odanın penceresinden düştüğü, 18 metre yükseklikten beton zemine çarptığı, kafatası ve omur kırıkları ile çok sayıda iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiği kaydedildi. Tuğyan Ülkem Gülter’in olay gecesi arkadaşı Sultan Nur Ulu’dan annesinin çok sevdiği ‘Malkata’ isimli roman havasını açmasını istediği, şarkının Güllü banyodan çıktığı sırada cep telefonundan başlatıldığı belirlendi.

Savcılık, şarkının bilhassa Gül Tut’u olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla açıldığını ve bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğunu ifade etti. İddianamede; olay anına ait kamera ses kayıtları üzerinde İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından ayrıntılı inceleme yapıldığı belirtildi. Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatine vardı.

Bunun yanında Sultan Nur Ulu’nun, savcılıkta verdiği ifade sırasında olay anını canlandırdığı öğrenildi. Sultan Nur Ulu’nun, Gül Tut’un yüzü pencereye dönük halde bulunduğu sırada Tuğyan’ın annesini kalça altından iki eliyle kavradığını, ayaklarını yerden keserek aşağı attığını belirttiği ifadesi de iddianamede bulundu. Tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde de Tuğyan’ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespit edildi.

Savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirdi. Üç tanık, Tuğyan’ın kendilerine annesini ‘Bir gün camdan atıp öldüreceğini’ söylediğini ileri sürdü. Bir başka tanık ise Gülter’in annesi veya kendisinden birinin öleceği yönünde sözler sarf ettiğini paylaştı.