Besin analiz verilerine göre kurutulmuş adaçayının demir yoğunluğu, geleneksel olarak demir deposu kabul edilen pişmiş ıspanağın değerlerini geride bıraktı. Yapılan laboratuvar ölçümlerinde kurutulmuş adaçayındaki demir miktarının yaklaşık 2570 mikrogram (mcg) seviyesinde olduğu, pişmiş ıspanakta ise bu oranın 740 ila 810 mikrogram aralığında kaldığı saptandı.

KURUTULMUŞ ADAÇAYI VE ISPANAK ARASINDAKİ FARK NASIL ÖLÇÜLDÜ?

Bitkisel kaynakların mineral yoğunlukları üzerine yapılan incelemelerde, su içeriği buharlaştırılmış kuru bitkilerin gramaj başına düşen besin ögesi oranlarının taze sebzelere kıyasla daha konsantre olduğu belirlendi. Analiz verileri, kurutulmuş adaçayının kurutulma sürecinde hacmini kaybederken demir ve mineral yapısını koruduğunu gösterdi. Aynı birim baz alındığında kurutulmuş adaçayının sağladığı demir miktarının, su oranı yüksek pişmiş ıspanağa kıyasla üç kattan daha fazla konsantrasyona ulaştığı resmi besin tablolarında yer aldı.

YÜKSEK DEMİR ORANI VÜCUTTA NASIL BİR ETKİ YARATIYOR?

Kırmızı kan hücrelerinde hemoglobin üretimi ve dokulara oksijen taşınması süreçlerinde hayati rol oynayan demir minerali, bağışıklık sisteminin direnci ve metabolizma dengesi açısından temel gereksinimler arasında bulunuyor. Bitkisel demir kaynaklarının vücut tarafından emiliminin sağlanması, hücresel yenilenmeyi desteklerken demir eksikliğine bağlı halsizlik ve yorgunluk semptomlarının kontrol altına alınmasında doğrudan etkili oluyor.

BİTKİSEL DEMİR TÜKETİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Kurutulmuş adaçayı yoğun mineral profiline sahip olmasına karşın, günlük beslenmede genellikle çay formunda ve düşük gramajlarla tüketiliyor. Pişmiş ıspanak ise porsiyon bazında daha yüksek miktarlarda tüketilebilmesi sayesinde günlük demir ihtiyacının karşılanmasında ana gıda niteliğini koruyor. Beslenme literatüründe bitkisel kaynaklı non-hem demirin biyoyararlanımını artırmak için C vitamini içeren gıdalarla birlikte tüketilmesinin emilim oranını kayda değer ölçüde yükselttiği ifade ediliyor.