Türkiye'de doğal olarak yetişen arı salebi (Ophrys apifera), sıra dışı görünümüyle dikkat çeken orkide türlerinden biri. Çiçeğin ortasında adeta küçük bir arı bulunuyormuş izlenimi yaratan kahverengi, kadifemsi yapı, açık renkli desenleri ve ince çıkıntılarıyla gerçek bir böceği andırıyor.
Ancak çiçeğin ortasında görülen yapı bir arı değil. Bu görünüm, bitkinin özel biçimde gelişmiş çiçek yaprağından kaynaklanıyor.
Arıya Benzeyen Çiçeğin Sırrı Ne?
Arı salebinin böceğe benzeyen bölümü, botanikte labellum olarak adlandırılıyor. Türkçede dudak olarak bilinen bu özel çiçek yaprağı, üzerindeki desenler, ince tüyler ve koyu renklerle arı görünümü oluşturuyor.
Arı salebinin akrabası olan birçok orkide türü, dişi böcekleri taklit ederek erkek böcekleri kendine çekebiliyor. Çiçeğe konan böcekler de polenlerin taşınmasına yardımcı olabiliyor.
Ancak arı salebinin tozlaşma biçimi, bu orkide türlerinden farklılık gösteriyor.
Arı Salebi Kendi Kendini Tozlaştırabiliyor
Arı salebi, çoğunlukla kendi kendini tozlaştıran bir orkide türü olarak biliniyor. Çiçekte bulunan polen kütleleri, ince bağlantılarından aşağı doğru sarkabiliyor.
Hafif hava hareketleri bile polenlerin aynı çiçeğin dişicik tepesine ulaşmasını sağlayabiliyor. Böylece arı salebi, üremek için her zaman bir böceğin çiçeğe gelmesine ihtiyaç duymuyor.
Toprağın Altında Görünmeyen Bir Ortaklık Var
Arı salebinin dikkat çekici özellikleri yalnızca çiçekleriyle sınırlı değil. Orkidelerin çok küçük tohumları, çimlenme sürecinde uygun toprak mantarlarından yardım alabiliyor.
Bu nedenle arı salebini doğal ortamından sökerek başka bir yere taşımak, bitkinin korunmasını sağlamıyor. Bitkinin gelişiminde bulunduğu ortam ve toprak mantarlarıyla kurduğu ilişki önem taşıyor.
Arı Salebi Doğal Ortamında Korunmalı
Arı salebi, arıya benzeyen görünümü ve kendi kendini tozlaştırabilme özelliğiyle bitkiler dünyasının dikkat çekici örneklerinden biri.
Çiçeğin görünür yapısının yanı sıra toprak altında sürdürdüğü biyolojik ilişkiler de bu orkidenin doğal ortamıyla birlikte korunmasının önemini ortaya koyuyor.
Muhabir: Resul Özdil
Yorumlar (0)