İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medyadan yaptığı değerlendirmede, Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakat muhtırasını oy birliğiyle onaylamasını değerlendirdi. Anlaşma, iki ülkenin Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına yönelik yaklaşımını ortaya koyuyor.

Libya: Neler yaşandı?

Libya Temsilciler Meclisinden yapılan açıklamada, Meclisin Bingazi'de toplandığı belirtildi. Anlaşma 2019'da Trablus'taki hükümetle imzalanmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından da onaylanmıştı. Libya'daki doğu-batı bölünmesi sebebiyle ise ortalama yedi yıldır doğudaki yasama organının onayını bekliyordu.

Meclis bununla birlikte, anlaşmanın daha önce onaylanmamasına gerekçe olarak gösterilen 2020 tarihli ret kararını da oy birliğiyle iptal etti.

Temsilciler Meclisi, milletvekillerinin Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına yönelik Türkiye ile Libya’nın eski Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında imzalanan mutabakat metnini oy birliğiyle kabul ettiğini ifade etti.

Bu hamleyle Libya’nın iki rakip siyasi merkezi de Türkiye ile kurulan deniz komşuluğu ve iş birliği hukukunu resmen sahiplenmiş oldu. Anlaşma, Doğu Akdeniz'deki dengeleri büyük önem taşıyan ölçüde değiştirme potansiyeli barındırıyor.​​​​​​​ Türkiye ve Libya arasındaki anlaşma, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin (GKRY) adanın tek sahibi gibi davranarak ve hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde 2003'ten bu yana deniz yetki alanını sınırlandırmaya dönük attığı tek taraflı adımlara güçlü yanıt niteliği taşıyor.

"Temsilciler Meclisi ayrıca, Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türk hükümeti arasında imzalanan iki mutabakat zaptının onaylanmasının reddine ilişkin 2020 tarihli (1) sayılı Temsilciler Meclisi Kararını oy birliğiyle iptal etti."

TBMM'nin onayının akabinde muhtıra Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Anlaşma kapsamında iki ülke arasındaki deniz yetki alanları, 18,6 millik bir sınır çizgisi üzerinden belirlenirken düzenleme, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (MEB) sınırlandırmasını kapsıyor. Türkiye açısından bu mutabakat, 2011'de KKTC ile imzalanan kıta sahanlığı anlaşmasının akabinde bölgedeki ikinci deniz yetki sınırlandırması oldu.

Libya Parlamentosu Türkiye ile Deniz Yetki anlaşmasını onayladı

BM, anlaşmayı 30 Eylül 2020'de BM Şartı'nın 102. maddesi uyarınca kayıtlarına geçirdi.

Açıklamada öne çıkan ifadeler

Yunanistan, Doğu Akdeniz'de "Sevilla Haritası"yla vücut bulan maksimalist hedefleriyle Türkiye'yi Antalya Körfezi ve çevresinden ibaret dar bir deniz alanına hapsetmeyi amaçlıyordu.

Edinilen bilgilere göre, taraflar 3 Ekim 2022'de ek bir mutabakat imzaladı. Bu mutabakatla Türkiye'ye Libya karasularında ve kara alanlarında petrol ve doğal gaz arama hakkı tanındı. Birleşmiş Milletler Antlaşmalar Koleksiyonu'nda da kayıtlı bulunan mutabakat, Doğu Akdeniz'deki deniz sınırları tartışmalarının büyük önem taşıyan başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.

Anlaşma, Türkiye ile Libya arasında deniz alanlarına dair iş birliğinin hukuki temelini oluştururken Yunanistan tarafından eleştiriliyor.

Kararı, Türkiye-Libya ilişkileri ve Doğu Akdeniz'deki gelişmeler açısından "önemli ve memnuniyet verici bir adım" olarak nitelendiren Duran, mutabakatın iki ülkenin ortak hak ve menfaatlerine katkısına dikkati çekti.

Ankara ile doğu Libya arasındaki ilişkiler son iki yılda belirgin şekilde yumuşadı. Kıbrıs meselesine kapsamlı bir çözüm bulunana kadar GKRY hariç tüm bölge ülkeleriyle deniz yetki alanı sınırlandırma müzakereleri başlatmaya hazır olduğunu bildiren Türkiye'nin diyalog çağrısına karşın, tek taraflı hamleler ve izolasyon çabaları sürdü. Türkiye ile dönemin Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti arasında 27 Kasım 2019'da İstanbul'da imzalanan mutabakat, 8 Aralık 2019'da yürürlüğe girmişti.

Hafter ailesinin Türkiye ziyaretleri ve Türkiye ile Mısır arasındaki normalleşme, anlaşmanın önündeki engelleri azalttı. Temsilciler Meclisi Haziran 2025'te muhtırayı incelemek üzere teknik bir komite kurmuştu. Türkiye ise anlaşmayı iki ülkenin hak ve çıkarları çerçevesinde değerlendiriyor.

BM Deniz Hukuk Sözleşmesi ile Uluslararası Adalet Divanı içtihatlarına uygun bir şekilde yapılan anlaşmada, adaların otomatik olarak kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) yaratmaması, hakça ve adil sınırlandırma, cephe uzunluklarının dikkate alınması ve Türkiye'nin kıyısal projeksiyonunun kesilmemesi ilkeleri dikkate alındı. Duran, kararın deniz yetki alanlarının hakkaniyet temelinde belirlenmesi ve bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi bakımından büyük önem taşıyan olduğunu dile getirdi.

Libya Parlamentosu Türkiye ile Deniz Yetki anlaşmasını onayladı

Bingazi merkezli Temsilciler Meclisi, 6 Ekim'de 12 yıldır başkanlık yapan Akile Salih'in yerine Salihin Abdünnebi el-Ubeydi'yi seçti. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin Mavi Vatan'daki meşru hak ve menfaatlerini korumayı sürdüreceğini belirten Duran, Libya ile ilişkilerin geliştirilmesine ilişkin iradenin devam edeceğini belirtti. Yeni başkan daha önce Libya-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Komitesine başkanlık etmişti.

Libya, 2014'ten bu yana doğu ve batı merkezli siyasi ve askerî güç odakları arasındaki bölünmüşlükle mücadele ediyor.

“Daha önce Batı Libya’da yoğunlaşan faaliyetler ve Doğu tarafında başlatılan eğitim çalışmaları, bu mutabakat sonrasında daha geniş bir operasyonel esneklik kazanacaktır. Türkiye’nin 'tek Libya' düsturu, ülkenin her iki kanadını da birbirine yakınlaştırarak hem Libya’nın ulusal birliğine katkı sunmakta hem de Türkiye'nin stratejik hedefleriyle örtüşmektedir.”

Deniz yetki alanı, kıyıda bulunan bir devletin denizlerde egemenlik hakkı kullandığı ve belirli faaliyetleri düzenleyebildiği bölgeleri ifade ediyor. Duran, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de adil gönderisi, barışı ve istikrarı desteklemeyi sürdüreceğini özellikle belirtti. 2019'daki mutabakat, Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti döneminde imzalanmış; Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi ise 2020'de Türkiye ile yapılan anlaşmalara karşı çıkmıştı.

Libya basınına yansıyan haberlere göre Türk yetkili isimler, Hafter'in oğlu Saddam Hafter aracılığıyla yeni başkanın anlaşmayı onaylamak üzere oturum toplamasını istemişti. Bu bölgelerde balıkçılık, doğal kaynak arama ve çıkarma, enerji üretimi, deniz çevresinin korunması gibi konulardaki haklar uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde belirleniyor. Libya Temsilciler Meclisinin resmi karar arşivinde, 2020 yılında Türkiye ile imzalanan mutabakatların onaylanmasını reddeden ve Türkiye ile siyasi ilişkilerin kesilmesini öngören kararlar bulunuyor.

Yunanistan, anlaşmanın kendi deniz yetki alanlarını ihlal ettiğini savunarak iptal edilmesini talep ediyor. En son tekrar altını çizmek gerekirse Türkiye-Libya mutabakatı, imzalandığı günden bu yana Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları tartışmalarının kritik başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Deniz yetki alanları; karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge gibi farklı hukuki statüye sahip bölgelerden oluşuyor.

Yunanistan, anlaşmanın kendi münhasır ekonomik bölgesini ihlal ettiğini savunarak mutabakata karşı çıkıyor. Hatta Yunanistan Dışişleri Bakanı Gerapetritis’in onay sürecini engellemek ya da hiç olmazsa ertelemek amacıyla bu ay Bingazi’ye giderek Halife Hafter ile görüştüğü belirtiliyordu. AB'ye göre muhtıra üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal ediyor ve bu devletler için hukuki sonuç doğurmuyor.